Bazen hayat, içinden çıkılmaz bir labirent gibi gelir. Ne tarafa dönsen duvar, ne yana baksan karanlık… Kalbin sıkışır, zihnin yorgun düşer, umudun sarsılır. İşte tam da o anlarda, Duha Suresi’nin bu ayeti bir fısıltı gibi kulaklarına çalınır: “Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı.”
Ne güzel bir hatırlatma! Çünkü insan, sıkıntılar içinde kaybolduğunda unutmaya meyillidir. Unutur ki, en karanlık anların bile bir sabahı vardır. Unutur ki, zorluklar geçicidir, tıpkı gece gibi, tıpkı kış gibi… Unutur ki, Rabbimiz hiçbir zaman terk etmez, sadece bazen durup beklememizi ister. Sabretmemizi, güçlenmemizi, derinleşmemizi…
Evet, yol bazen uzundur, bekleyiş bazen yorucudur ama her şeyin bir vakti vardır. Belki de duaların, en güzel şekilde kabul edilmek için doğru zamanı bekliyordur. Belki de umut ettiğin şey, önce seni olgunlaştırmak, seni hazırlamak istiyordur. Bu yüzden, ne yaşarsan yaşa, unutma: Rabbin seni bırakmadı. Ve asla bırakmayacak.