Farklı Konular, Ortak Duygular

Hayal Kuruyor Musunuz?

Geçmişe dönüp aile sohbetlerine kulak verdiğinizde, mutlaka şu tür hikayelerle karşılaşmışsınızdır: “O arsayı alacak param vardı ama vazgeçtim.” veya “Babam, eşim, annem, arkadaşım vb… aldırmadı, dağ başı dedi.” Zamanla bu hikayeler bir pişmanlık anlatısına dönüşür. Ancak asıl mesele, o arsayı almaktan çok, hayal etmeye cesaret edilip edilmediğidir. Çünkü denir ki; Allah, nasip etmeyeceği şeyi hayal ettirmez. Eğer hayal etseydi, o arsayı gördüğünde “alma” deseler bile alırdı. Önemli olan hayal edip cesaret göstermekti; bu yüzden geçmişi ya da insanları suçlamanın bir anlamı yok.

Hayal kurmak, geleceğe açılan ilk kapıdır. Eğer bir şeyin hayalini kurabiliyorsanız, bilin ki o sizin için mümkün olabilecek bir ihtimaldir. İnsan, zihninde canlandıramadığı, ruhunda hissetmediği bir şeyi gerçeğe dönüştüremez. Büyük başarıların, keşiflerin, sanat eserlerinin, hatta en sıradan görünen mutlulukların bile temelinde bir hayal vardır.

Hayal kurmayı küçümsemeyin. O sadece bir kaçış değil, aynı zamanda bir yol haritasıdır. Bir gün gerçekleşeceğine inanarak kurulan hayaller, zihnimizi şekillendirir, motivasyonumuzu artırır ve bizi harekete geçirir. Üstelik hayal etmek tamamen bedavadır!

O yüzden, hayal kurmaktan asla vazgeçmeyin. Şu an size imkânsız görünen şeyler, belki de sadece hayalini yeterince güçlü kurmadığınız için gerçekleşmemiştir. Ve unutmayın, hayat bazen hayal ettiğinizden bile güzel sürprizler sunar.