Farklı Konular, Ortak Duygular

La Casa De Los Gatos

Valencia’nın en eski ve en büyüleyici bölgelerinden biri olan El Carmen, daracık sokakları, renkli duvar resimleri ve her köşe başında karşınıza çıkan sürprizleriyle tam bir açık hava müzesi gibi. Burada dolaşırken geçmiş ile bugünün nasıl iç içe geçtiğini hissediyorsunuz; bir yanda Orta Çağ’dan kalma surlar, diğer yanda modern grafitiler…

Güneşi hafifçe arkanızda hissederek sokaklarda yürüdüğünüzde, her köşe başı fotoğraf çekmek isteyeceğiniz kadar güzel. Bazı binalar öyle süslü ki, insan bir anlığına “acaba burası bir film seti mi?” diye düşünüyor. Yerel kafelerden yayılan kahve kokusu, uzaktan gelen gitar tınıları ve yürürken karşılaştığınız sanat galerileri El Carmen’in ruhunu tamamlıyor.

Ve derken, işte karşınıza küçük ama ilginç bir detay çıkıyor: La Casa de los Gatos. Burası, duvarın içinde minyatür bir kedi evi. Hikâyesi 2003 yılına dayanıyor. El Carmen’de yaşayan yerel sanatçı Alfonso Yuste Navarro, bölgedeki sokak kedilerine barınak sağlamak amacıyla bu minyatür evi yapmış. Ev, tıpkı bir insan evi gibi detaylı: minik kapısı, penceresi, hatta çatısı bile var.

O kadar sevimli ve detaylı yapılmış ki, önünde durup bakmaya başladığınızda kendinizi bir masalın içinde hissediyorsunuz. Bugün ise hem turistlerin hem de yerel halkın ilgisini çeken bu küçük yapı, El Carmen’in en çok fotoğraflanan köşelerinden biri.

El Carmen’in dar, rengârenk sokaklarında kaybolmak ve bu minik kedi evini keşfetmek Valencia gezinizin en keyifli anılarından biri olacak.
Sokakların havasını hissetmek ve La Casa de los Gatos’u yakından görmek isterseniz, aşağıdaki videodan El Carmen’in renkli dünyasına göz atabilirsiniz.