Valencia’nın dar sokaklarında yürürken birden karşınıza çıkan San Nicolás Kilisesi, dışarıdan bakıldığında sade bir yapıya sahip gibi görünse de, kapısından içeri adım attığınızda bambaşka bir dünyaya girersiniz. Tavanındaki görkemli freskler ( ıslak sıva üzerine yapılan bir resim tekniğidir) ışığın vitraylardan süzülüşü ve barok detayların büyüsü, burayı “Valencia’nın Sistine Şapeli” unvanına layık kılar. Temelleri 13. yüzyıla dayanan bu yapı, Reconquista sonrası eski bir caminin yerine inşa edilmiş. 15. yüzyılda gotik tarzda genişletilmiş, 17. yüzyılın sonunda ise ünlü ressam Antonio Palomino’nun tasarımı ve öğrencisi Dionís Vidal’in fırçasıyla barok üsluba kavuşmuş. Yaklaşık 2.000 metrekarelik fresklerle kaplı tavan, göğe bakar gibi hissettirir.
2016’da tamamlanan titiz restorasyon sayesinde renkler yeniden canlanmış, ince detaylar yüzyılların tozu arasından kurtarılmış. Bugün kilise, yalnızca ibadet edilen bir yer değil, aynı zamanda bir sanat müzesi olarak da ziyaret ediliyor. Valencia’da “Üç Pazartesi” geleneğiyle de bilinen kilisede, inananlar üç ardışık Pazartesi günü sessizce yürüyerek gelir, dua eder ve dilek diler. Bu gelenek yüzyıllardır umudu, inancı ve sürekliliği simgeler.
2025’te turistik ziyaretlerin ücreti 15 € ve bu fiyata sesli rehber de dahil. Salı’dan Cuma’ya 10:30 – 19:00, Cumartesi 10:00 – 19:00, Pazar ise 13:00 – 20:00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Pazartesi günleri ise turistik ziyarete kapalı; sadece 07:30 – 13:30 ve 17:00 – 19:30 saatleri arasında ibadete açık oluyor. İçeri girdiğinizde fresklerin ihtişamına bakarken zamanın durduğunu hissediyor, bu şehirde yüzyıllar boyunca yaşanmış hikâyelerin sessiz tanığı oluyorsunuz.
Daha fazlası için hazırladığım videoyu izleyebilirsiniz