Duygular
-
Kendimize Söylediğimiz Hayır, İçimizdeki Evet’i Çoğaltır
İngiliz psikanalist Adam Phillips bir keresinde, “Herkes kendinden esirgenen şey konusunda saplantılıdır” demiştir. Basit gibi görünen bu cümle, insan psikolojisinin derinliklerine dair çok önemli bir gerçeğe işaret eder: Biz, kendi bastırdığımız arzularımızın ve ihtiyaçlarımızın farkında olmayabiliriz, ama onlar hayatımızı sessizce şekillendirir. Hayatımız boyunca çoğu zaman belirli şeyleri kendimizden esirgeriz. Bu, çocuklukta öğrenilen kurallar, toplumun dayattığı…
-
Hayatın İz Bırakan İnsanları: Tesadüf mü, Eşzamanlılık Mı?
Hayatta bazen yollarımız hiç beklemediğimiz insanlarla kesişir. Kimi sadece kısa bir süreliğine yanımızdan geçip gider, kimi ise ömrümüz boyunca izini taşırız. Çoğu kişi bu karşılaşmaları “tesadüf” olarak görür. Oysa ben hiçbir şeyin rastlantı olmadığına inanıyorum. Çünkü karşımıza çıkan her insan, ruh yolculuğumuzda ya bir yaraya dokunur ya da o yaraya merhem olur. Benim seçimim, yara…
-
Başarı ve Destek
Hayatta ilerlediğimizde, yeni bir iş kurduğumuzda, kariyer basamaklarını çıktığımızda ya da maddi anlamda güçlendiğimizde çevremizde farklı tepkiler görürüz. Bazı insanlar açıkça kıskanır, başarısız olmamızı ister. Bu, çoğumuzun fark ettiği ve nispeten tanıdığı bir durumdur. Ancak daha az konuşulan, ama en az kıskançlık kadar etkili bir başka olgu vardır: destekçilerin desteğinin zamanla azalması. İlk adımlarınızda, hedefleriniz…
-
Sessiz Bir Alkış
“Bazen en karanlık anlarımızda bile içimizde bir ışık vardır… sadece kendimize sarılmayı öğrenmemiz gerekir.”Bu yazıyı uzun süre sadece kendime sakladım. Ama sonra düşündüm ki belki bir yerlerde benzer duyguları yaşayan biri vardır ve bu satırlarda kendine bir dost sesi bulur.Yalnız değilsiniz.Siz, pelerinleri olmayan süper kahramanlarsınız. O zaman başlayalım Ayşegül’ün kısa mektubuna;, Bazen kimsenin duymadığı bir…
-
Gözümdeki Işık
Hayatın akışı içerisinde çoğu zaman küçük detayları gözden kaçırırız. Oysa, en önemli işaretler kimi zaman en ince ayrıntılarda saklıdır. Bugün sizlerle, belki birçoğunuzun farkında olmadığı ancak benim için derin bir anlam taşıyan bir gözlemimi paylaşmak istiyorum. Her fotoğraf çekildiğimde, gözlerimdeki ışığa dikkat ederim. Kadraja yansıyan o küçük parıltı, her defasında içimde farklı bir duygu uyandırır.…
-
Bugün
Bugün birileri için dünyanın en mutlu günüydü…Bir baba, ilk kez bugün “baba” olduğunu öğrendi. Bir anne, ilk kez çocuğunu kucağına aldı.Bir öğrenci, en zorlu sınavından en yüksek notla geçti.Bir kalp, ilk kez “Seni Seviyorum” sözünü duydu sevdiğinden. Bir kişi, yıllardır beklediği iyi haberi sonunda aldı. Ve biri, kanseri yendiğini öğrendi… Ama aynı gün, bir başkası…
-
Şifa Bulmak
Çoğumuzun görünmeyen yaraları var. Kaygılar, geçmiş travmalar, bastırılmış duygular… Günlük hayatın içinde güçlü görünmeye çalışsak da, içimizde taşıdığımız yük zamanla bizi yavaşlatıyor. Bazen öyle bir noktaya geliyoruz ki, sadece “iyi olmak” bile ulaşılmaz bir hedef gibi hissedilebiliyor. Psikolojiye göre iyileşme süreci, önce farkındalıkla başlıyor. Yani nasıl hissettiğimizi, neye ihtiyaç duyduğumuzu, neyin bizi tetiklediğini anlamakla. Bu…
-
Hayal Kuruyor Musunuz?
Geçmişe dönüp aile sohbetlerine kulak verdiğinizde, mutlaka şu tür hikayelerle karşılaşmışsınızdır: “O arsayı alacak param vardı ama vazgeçtim.” veya “Babam, eşim, annem, arkadaşım vb… aldırmadı, dağ başı dedi.” Zamanla bu hikayeler bir pişmanlık anlatısına dönüşür. Ancak asıl mesele, o arsayı almaktan çok, hayal etmeye cesaret edilip edilmediğidir. Çünkü denir ki; Allah, nasip etmeyeceği şeyi hayal…
-
Her Şey Bir Süreç
Hayatın içinden geçerken bazen anlam veremediğimiz, istemediğimiz ya da bize ağır gelen deneyimlerle karşılaşırız. Bu anlarda içimizi öfke, üzüntü veya korku sarabilir. Bir süre önce, kendi iç dünyamda büyük bir değişim sürecine girdim. Okuduğum kişisel gelişim ve psikoloji kitapları, izlediğim videolar, işim gereği katıldığım eğitimler ve en önemlisi, okuduğum Kur’an bana aynı gerçeği gösterdi: Düşüncelerim,…
-
Denklik
Son zamanlarda, hem kendi yaşantımda hem de dertleştiğim insanlarda ortak bir sorun fark ettim: ilişkilerde denklik problemi. İlk bakışta önemsiz gibi görünen yaş, ekonomik durum, eğitim seviyesi, hayat görüşü, hassasiyet farkı gibi detaylar, zamanla ciddi iletişim sorunlarına dönüşebiliyor. Üstelik bu farklar, taraflardan birine değersiz hissettirecek kadar derinleşebiliyor. İnsan her anlamda kendine denk birini bulmak istiyor…
-
Mesafe
İnsan ilişkileri zamanla şekillenir. Bir dostluk, bir arkadaşlık ya da herhangi bir bağ, yalnızca bir tarafın çabasıyla ayakta kalmaz; karşılıklı anlayış, saygı ve özen gerektirir. Ancak bazen, farkında olmadan ya da bilinçli şekilde, insanlar kendi elleriyle mesafeler yaratır. Küçük ihmaller, söylenmeyen sözler, görmezden gelinen anlar ve kırıcı tavırlar… Tüm bunlar, tıpkı üst üste dizilen tuğlalar…
-
Beklentiler
Son zamanlarda sıkça duyduğum bir serzeniş var: “Ben iyi bir insanım ama başıma hep kötü şeyler geliyor. İbadet ediyorum ama kazancım istediğim gibi değil. Öte yandan, inançsız olan veya ibadet etmeyen kişiler çok daha fazla kazanıyor, daha iyi bir hayat sürüyor.” Bu düşünce, adalet arayışının bir yansıması. Hepimiz içten içe bir denge olsun, iyilik yapan…
-
Zaman
Hayatta bazen sabırsızlıkla beklediğimiz anlar olur. Bir olayın sonucunu görmek, bir kararın doğruluğunu anlamak ya da belirsizlik içindeki sorularımıza cevap bulmak için acele ederiz. Ancak zaman, her şeyin ilacı ve en büyük öğretmenidir. Çoğu zaman, bir şeyin gerçekten nasıl şekilleneceğini görmek için sadece beklemek yeterlidir. Zamanın psikolojiyle derin bir bağı vardır. Aceleyle verilmiş kararlar, öfkeyle…
-
Balık Hafızalı Mıyım, Yoksa Enayi Mi?
Benim hafızam aslında kuvvetlidir. Kitaplardan cümleler, şarkıların en alakasız sözleri, çocukluk travmalarım… Hepsi pırıl pırıl durur zihnimde. Ama konu insan ilişkilerine gelince, sanki beynim kendini formatlıyor. Birisi bana haksızlık mı yaptı? Hop, unutuluyor. Bir arkadaşım benden faydalandı mı? Silindi gitti. Bir daha yapmaz herhalde diye düşünüyorum. Ve sonra… Yapıyor. Bu noktada kendime şu soruyu soruyorum:…
-
Duygusal Dayanıklılık
Hayat, beklenmedik olaylarla doludur. Kimi zaman büyük kayıplar, hayal kırıklıkları, başarısızlıklar ve zorlayıcı durumlarla karşı karşıya kalırız. Peki, her olumsuzluk karşısında olumlu yönlere odaklanarak yolumuza devam etmek bir tür Pollyannacılık mı, yoksa duygusal dayanıklılığın bir göstergesi mi? Duygusal dayanıklılık, zor zamanlarda ayakta kalabilme, yaşanan olumsuzluklardan ders çıkararak güçlenme ve hayatımıza devam edebilme yetisidir. Bu, gerçekleri…
-
Her Tepki Bir Etkileşimin Sonucudur
İnsan davranışları, yalnızca bireyin doğuştan getirdiği kişilik özellikleriyle açıklanamaz. Psikolojide bireyin çevresiyle sürekli etkileşim halinde olduğu ve bu etkileşimlerin onun düşünce, duygu ve davranışlarını şekillendirdiği kabul edilir. İnsan, yalnızca kendi iç dünyasının değil, aynı zamanda sosyal çevresinin, yaşadığı deneyimlerin ve kurduğu ilişkilerin de bir ürünüdür. Bireyin tutum ve davranışlarının, çevresindeki diğer bireylerle kurduğu etkileşim sonucunda…
-
Testinin İçinde Ne Varsa, Dışarıya O Sızar
Bazı insanlar dışarıdan öyle iyi, öyle anlayışlı görünür ki… Sanki her zaman nazik, her zaman şefkat dolu. Sözleri yumuşak, bakışları güven verici, gülümsemeleri sıcak. Ama zamanla fark edersiniz ki o gülümsemelerin ardında hesaplar vardır, o anlayışın içinde gizli bir kibir, o nezaketin altında ise kendini üstün gören bir mesafe… İnsan, içinde ne taşıyorsa er ya…
-
Hayatı Zorlaştıran Anlamlar
Hayatı sadeleştirdiğimizde, aslında onun bize sunduğu kolaylıkları daha net görebiliriz. İnsan zihni doğası gereği olaylara anlam yükleme eğilimindedir, ancak bu anlamlar bazen hayatı olduğundan daha karmaşık ve zor hale getirebilir. İş, temel olarak belirli görevleri yerine getirip karşılığında maddi bir kazanç sağladığımız bir süreçtir. Ancak ona fazla anlam yüklediğimizde, işin kendisi değil, ona dair duygularımız…
-
Dualarımız Hayatımızı Şekillendirir Mi?
İnsan, doğası gereği sabırsızdır. Beklemek ona zor gelir, anlık duygularıyla hareket eder, çoğu zaman geleceği düşünmeden dileklerde bulunur. Kimi zaman hayrın gelmesi için dua ederken, kimi zaman da öfkeyle, kırgınlıkla, hatta çaresizlikle kendi aleyhine sözler söyler. Oysa hayat, bizden daha büyük bir plana sahiptir ve her şeyin bir zamanı vardır. Kur’an-ı Kerim’de İsrâ Suresi’nin 11.…
-
Rabbin Seni Bırakmadı ve Darılmadı
Bazen hayat, içinden çıkılmaz bir labirent gibi gelir. Ne tarafa dönsen duvar, ne yana baksan karanlık… Kalbin sıkışır, zihnin yorgun düşer, umudun sarsılır. İşte tam da o anlarda, Duha Suresi’nin bu ayeti bir fısıltı gibi kulaklarına çalınır: “Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı.” Ne güzel bir hatırlatma! Çünkü insan, sıkıntılar içinde kaybolduğunda unutmaya meyillidir. Unutur…
-
İyilik
Hayatta her şeyin bir dengesi var. Mutluluk kadar hüzün, başarı kadar başarısızlık, güzellik kadar çirkinlik de var. Ve iyilik… O da bu dengenin içinde, bazen hayatımıza dokunan bir el, bazen bizim uzattığımız bir dal oluyor. Ancak iyiliği görmek de, iyilik yapmak da her zaman mümkün olmuyor. Çünkü her ikisi de bir nasip meselesi. Kimileri hayatı…
-
Kabalık: Yeni Normal Mi?
Günümüzde nezaketin giderek yok olduğunu görmek beni derinden etkiliyor. İnsanların birbirine karşı duyarsızlaşması, küçük nezaket ifadelerini bile önemsememesi, toplumsal olarak nasıl bir noktaya geldiğimizi düşündürüyor. “Kolay gelsin” diyorum, cevap yok. “İyi akşamlar” diyorum, yüzüme bile bakmıyorlar. Kapıyı tutuyorum, teşekkür eden yok. Bu kadar basit ama anlamlı jestlerin bile karşılık bulamaması, insanın iç dünyasında zamanla bir…
-
Görünmez Bağ
İnsanın en büyük ihtiyaçlarından biri, aidiyet hissi ve başkalarıyla güçlü bağlar kurabilmektir. Modern psikoloji, bireyin ruhsal sağlığının büyük ölçüde sosyal ilişkilerine bağlı olduğunu vurgular. Ancak insanların kalpten bir bağ kurması, yalnızca maddi etkenlerle açıklanamaz. Enfâl Suresi’nin 63. ayeti de bunu hatırlatır: “Müminlerin kalplerini birbirlerine O ısındırdı. Yoksa yeryüzünde ne varsa sen hepsini harcasaydın yine de…
-
Yalnızlık Kaçış Değil, Keşif
Günümüzde yalnızlık, çoğu zaman olumsuz bir durum olarak görülüyor. İnsanlar sürekli bir meşguliyet içinde olmalıymış, hep birileriyle vakit geçirmeliymiş gibi bir algı var. Sosyal medyada herkes bir yerlere yetişiyor, kalabalık masalarda kahkahalar atıyor, sürekli paylaşım yapıyor. Sanki yalnız kalmak eksiklik, hatta başarısızlık gibi gösteriliyor. Oysa yalnızlık, bir zorunluluk değil de bilinçli bir tercih olduğunda insana…
-
Şefkat
Bazen kendimizi en büyük düşmanımız gibi görüyoruz. İçimizde, bizi durmadan eleştiren, yetersiz hissettiren bir ses var. “Daha iyisini yapmalıydın.” “Neden böyle düşündün?” “Bu senin suçun.” O ses, hatalarımızı affetmemize izin vermiyor, bizi geçmişin gölgesinde sıkıştırıyor. Ama asıl sorun, bu sesin bize ait olduğunu sanmamız. Oysa bu, yıllarca biriken korkuların, beklentilerin, başkalarının seslerinin yankısı… Peki ya…
-
Gereksiz İyilik İnsanın Kendisine Yaptığı Kötülüktür
İyilik yapmak güzel bir şeydir. Hatta çoğumuz için neredeyse bir yaşam felsefesidir. Sevdiklerimize, arkadaşlarımıza, hatta bazen tanımadığımız insanlara karşı iyilikle yaklaşmak bizi mutlu eder. Ama peki ya bu iyilik, zamanla içimize dönüp bize zarar vermeye başlarsa? İşte burada, çoğu zaman farkına bile varmadığımız bir gerçek karşımıza çıkar: Gereksiz iyilik, insanın kendisine yaptığı bir kötülüktür. İyilik…
-
Hayatın Dengesi
Hayat, bazen sabrımızı zorlayan yollarla, beklenmedik sınavlarla ve derin belirsizliklerle doludur. İnsan, elinden geleni yapar ama her şeyin anında karşılık bulmadığını gördüğünde içinde bir sabır savaşı başlar. İşte tam da burada Hûd Suresi’nin 115. ayeti bize güçlü bir hatırlatma yapar: Ve sabret! Çünkü Allah iyilik edenlerin mükâfatını yitirmez. Sabır, yalnızca beklemek değil; mücadele etmeye devam…
-
Farkındalığın Yükü
Bazen hayatı bir lütuf gibi yaşarsınız; görür, hisseder, anlarsınız. Detayları kaçırmaz, yüzeyde kalmazsınız. İnsanların gerçek niyetlerini, söylenmeyenleri, mekanların ruhunu, anların ardındaki anlamları sezersiniz. Bu, uzun süre boyunca kendimi şanslı hissetmemi sağlayan bir özellikti. Farkında olmak güzeldi. Ama sonra fark ettim ki, bu farkındalık bazen bir yük haline geliyor. Her şeyi görmek, hissetmek, bilmek yorucu olabiliyor.…
-
Süreç: Duygusal ve Bilişsel Döngülerin Farkındalığı
İnsan psikolojisi, sürekli değişen duygu durumları ve bilişsel süreçler üzerine inşa edilmiştir. Mutluluk, mutsuzluk, başarı ve başarısızlık gibi kavramlar, çoğu zaman kesin çizgilerle tanımlanan, kalıcı hâller olarak algılansa da aslında dinamik süreçlerin birer parçasıdır. Psikolojide bu döngüsel doğa, duygu düzenleme ve bilişsel çerçeveleme kavramlarıyla açıklanır. Örneğin, mutluluk bir varış noktası değil, bir süreçtir. Pozitif psikolojiye…
-
Olgunluk, Ebeveynlerini Affetmekle Başlar
Hayatımızın büyük bir bölümünde ebeveynlerimizi sorgularız. Bizi nasıl yetiştirdiklerini, hangi hataları yaptıklarını, bize nasıl eksik ya da fazla geldiklerini düşünürüz. Çocukluk yaralarımızın kökenini onlarda arar, bazen farkında olmadan hayatımızdaki pek çok olumsuzluğu onların yaptıkları ya da yapmadıkları şeylere bağlarız. Peki ya büyümek? Gerçekten büyümek, ebeveynlerimizi suçlamayı bıraktığımızda mı başlar? Evet. Çünkü olgunlaşmak, kendimizi ve geçmişimizi…
-
İyi Bir İnsan Olmayı Seçiyorum
Bir süredir üzerine düşündüğüm bir konuyu paylaşmak istiyorum. İnsan olarak hepimiz hayatlarımızı bir şeyler biriktirerek geçiriyoruz. Kimi para, kimi mülk, kimi anılar biriktiriyor. Ben ise insan biriktiriyorum. Çünkü psikoloji bize, insanın en temel ihtiyaçlarından birinin aidiyet ve anlam arayışı olduğunu söylüyor. Para, statü, başarı gibi şeyler bir noktaya kadar tatmin sağlarken, en derin ve kalıcı…
-
Belirsizlik
Belirsizlik, hayatın doğal bir parçası olduğu gibi, ona nasıl yaklaştığımız da duygusal ve psikolojik sağlığımız üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Kabullenmek ve akışa bırakmak, bu belirsizliğe karşı geliştirebileceğimiz en güçlü psikolojik stratejilerdendir. Kabullenmek, durumu olduğu gibi kabul etmeyi gerektirir; geleceği kontrol edemeyeceğimizi ve bazı şeylerin bizim dışımızda geliştiğini kabul etmek, bu belirsizlikle barış yapmamıza yardımcı…
-
Acıyan Yer Ayrı, Acıkan Yer Ayrı
Hayatımın en zor dönemiydi. Ardı ardına yaşanan ölümler ve hastalıklarla sınandığım bu süreçte ayakta kalmaya çalışıyordum. Yemek yemeyi suç işlemek gibi algılıyor, bu yüzden bir şey yiyemiyordum. Arkadaşım Ayşegül, “Acıyan yer ile acıkan yer farklıdır, yemelisin,” diyordu. Yemek yedikten sonra ağlıyor ya da bazen yemek yerken gözyaşlarıma engel olamıyordum. Ağlamak, günlük yaşantımın bir parçası haline…