Valencia
-
Valencia Havalimanı Hakkında Deneyim ve Tax Free İşlemleri
Valencia Havalimanı küçük ama işlevsel bir havalimanı. İçerisinde sadece birkaç kafe bulunuyor, dolayısıyla yemek seçenekleri oldukça sınırlı. Fiyatlar normal seviyede, ancak geniş bir menü beklememekte fayda var. Kahve molası vermek isterseniz, alt katta yer alan Lavazza Café gayet iyi bir seçenek; kahveleri lezzetli, oturma alanı da sakin. Örnek vermek gerekirse, Lavazza Café’de cola 3,60 euro,…
-
Valencia’nın Lacivert Kubbeleri
Valencia sokaklarında yürürken gözünü gökyüzüne kaldırdığında hemen fark edersin: şehrin siluetine zarifçe dokunan o lacivert kubbeleri. Güneş ışığıyla parlayan bu kubbeler, hem estetik hem de ruhani bir anlam taşır. Lacivert, gökyüzünün ve sonsuzluğun rengidir. Dini yapılarda bu rengin tercih edilmesi, Tanrı’nın yüceliğini, huzuru ve manevi yükselişi temsil eder. Valencia’daki kiliselerde kubbelerin lacivert olması, ibadet edenleri…
-
Valensiya’da Ne İçilir?
Valensiya’ya gelip de Agua de Valencia içmeden dönmek olmaz! Şehrin en meşhur içeceği olan Agua de Valencia; taze sıkılmış portakal suyu, Cava (İspanyol köpüklü şarabı), votka ve cin karışımından oluşuyor. Tatlı, ferah ve tam bir yaz kokteyli diyebilirim. Bu lezzeti denemek için en güzel adreslerden biri Las Horas Café. Mekânın içindeki atmosfer gerçekten büyüleyici; hem…
-
Turia Bahçeleri: Valencia’nın Yeşil Nefesi
Valencia’ya gidip şehri keşfetmek isteyenler için mutlaka uğranması gereken yerlerden biri, şehrin kalbinden geçen muazzam bir yeşil alan: Turia Bahçeleri (Jardín del Turia). Burası, eskiden şehrin içinden akan Turia Nehri’nin yatağıyken, 1957’de yaşanan büyük bir sel felaketinin ardından nehir yönü değiştirilmiş ve nehir yatağı bir parka dönüştürülmüş. Sonuçta Valencia, Avrupa’nın en uzun şehir parklarından birine…
-
Torres de Serranos: Valencia’nın Gotik İncisi
Valencia’da tarihi dokuyu keşfederken, şehrin simgelerinden biri olan Torres de Serranos’u görmek kaçınılmaz. Biz kuleyi ziyaret ettik ama merdiven fobim sebebiyle içeri girmedik; dışarıdan bile etkileyici bir atmosfer sunuyor. Torres de Serranos, Valencia surlarının en önemli giriş kapılarından biridir ve inşasına 6 Nisan 1392’de başlanmıştır. Gotik askeri mimari üslubuyla inşa edilen kuleler, kalın taş duvarları…
-
8 Ekim Valencia Günü
8 Ekim, Valencia’da yılın en heyecan verici dönemlerinden biri olan 9 Ekim Día de la Comunidad Valenciana kutlamalarının ön günü. Şehrin her sokağında bir hareket, her köşesinde bir müzik sesi var. Valencia bugün adeta büyük bir bayramın habercisi gibi yaşıyor. Biz de gün boyunca şehirdeki coşkuyu hissetmek için dışarı çıktık. Valencia Belediye Binası’nın önünde yapılan…
-
Valencia’nın Kapısı: Porta de la Mar
Valencia’da dolaşırken bir noktada karşınıza çıkan “Puerta del Mar” ya da Valencia dilinde “Porta de la Mar”, sadece bir kapı değil, şehrin tarihine açılan bir pencere gibi. Burası eski şehir surlarının doğu yönündeki kapısıymış ve eskiden limana doğru uzanan ana yolların başlangıcı olarak büyük önem taşıyormuş. İtiraf etmeliyim ki, günümüzde gördüğümüz yapı aslında orijinal kapı…
-
Bioparc Valencia
3 Ekim’de Bioparc Valencia’yı ziyaret ettik. Valencia’ya yolu düşen herkesin mutlaka görmesi gereken bu doğal yaşam alanı, klasik bir hayvanat bahçesinden çok farklı. Burada demir kafesler yerine “doğal engeller” kullanılmış. Yani bir aslanı, zürafayı veya gorili tel arkasında değil, neredeyse doğal ortamlarında görebiliyorsunuz. Bu yaklaşım hem hayvanların hem de ziyaretçilerin deneyimini çok daha etkileyici kılıyor.…
-
Museo de Bellas Artes de Valencia: Pedro Orrente’nin İzinde
Bugün Valencia’da çok özel bir deneyim yaşadım. Yolum şehrin en değerli sanat duraklarından biri olan Museo de Bellas Artes de Valencia’ya düştü. Tarihi San Pío V Koleji binasında yer alan bu müze, daha içeri girer girmez sakinliğiyle insanı içine çekiyor. Bir yanda barok duvarların görkemi, diğer yanda sanatın büyülü sessizliği… Valencia’nın koşturmacası bir anda geride…
-
Valencia: Jardin del Real
Valencia’da beni her zaman iyi hissettiren özel bir park var: Jardin del Real. Park, 20:30’a kadar açık ve geniş yürüyüş yolları ile banklar arasındaki mesafe sayesinde hem sosyal mesafeyi rahatça koruyabiliyor hem de keyifle dolaşmanıza olanak tanıyor. Parkta dolaşırken susmayan kuşların cıvıltısı etrafı sarıyor; sanki doğa size küçük bir konser veriyor. Peyzajı gerçekten büyüleyici: gölgeli…
-
Valencia’da Barok Bir Hazine: Havari Aziz Thomas ve Aziz Philip Neri Kilisesi
Valencia sokaklarında dolaşırken bir anda karşınıza çıkan kırmızı tuğlalı, ihtişamlı barok cepheli bir kilise… İşte Iglesia Santo Tomás Apóstol y San Felipe Neri. Şehrin kalbinde yer alan bu yapı, hem tarihsel geçmişi hem de mimari güzelliğiyle ziyaretçilerini büyülüyor. 1727 – 1736 yılları arasında inşa edilen kilise, dönemin ünlü mimarı Tomás Vicente Tosca tarafından tasarlanmış. Roma’daki…
-
Port Saplaya – Valencia
Valencia’nın merkezine yalnızca 8 kilometre uzaklıkta bulunan Port Saplaya, rengârenk evleri, kanalları ve sahiliyle adeta Akdeniz’in gizli cennetlerinden biri. Yerli halk arasında “La pequeña Venecia” yani “Küçük Venedik” olarak bilinen bu şirin sahil kasabası, huzurlu atmosferiyle ziyaretçilerini büyülüyor. Buraya geldiğinizde sizi ilk karşılayan şey, kanalların etrafına sıralanmış rengârenk evler oluyor. Önlerinde duran küçük teknelerle birlikte…
-
Valencia’nın Zarif İncisi: Museo Nacional de Cerámica – Seramik Müzesi
Valencia’nın kalbinde yer alan Museo Nacional de Cerámica y de las Artes Suntuarias González Martí, hem tarihi hem de estetik açıdan büyüleyici bir deneyim sunuyor. Müze, özellikle Palacio del Marqués de Dos Aguas olarak bilinen barok tarzı sarayda yer alıyor. Beyaz mermerden yapılmış zarif cephe, sütunlar ve heykeller adeta bir sanat eseri gibi göze çarpıyor;…
-
Valencia Katedrali’ni Ziyaret Etmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
Valencia’nın kalbinde yer alan Valencia Katedrali, Gotik mimarinin ihtişamını barındırırken aynı zamanda Barok ve Rönesans dokunuşlarıyla da büyüleyici bir bütün oluşturuyor. 13. yüzyılda eski bir caminin üzerine inşa edilen bu katedral, şehrin tarih boyunca ev sahipliği yaptığı farklı kültürlerin izlerini taşır. İçinde Kutsal Kâse’nin (Holy Grail) bulunduğuna inanılan şapel, ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği bölümlerden…
-
Valencia’nın Gotik İncisi: La Lonja de la Seda İpek Borsası
Valencia sokaklarında gezerken Gotik mimarinin en güzel örneklerinden biri karşınıza çıkar: La Lonja de la Seda. Türkçesiyle İpek Borsası, sadece şehrin değil, tüm İspanya’nın en önemli tarihi yapılarından biridir. 1996 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren bu yapı, yüzyıllar boyunca ticaretin kalbi olmuştur. 15. yüzyılda inşa edilen La Lonja de la Seda, dönemin en değerli…
-
Valensiya’da Flamenko Gecesi
Flamenco, İspanya’nın en güçlü kültürel simgelerinden biri. 18. yüzyılda Endülüs’te doğmuş, farklı kültürlerin ezgilerinden beslenerek bugüne kadar ulaşmış. Şarkı, gitar ve dansın birleşiminden oluşan bu sanat, aslında duyguların sahnedeki yansıması… Hüzün, sevinç, özlem ve tutku aynı anda içinize işliyor. Bu yüzden İspanyollar için flamenco yalnızca bir sahne gösterisi değil, adeta bir yaşam biçimi. Geçtiğimiz günlerde…
-
Mercado de Colón Valencia
Valencia’nın en şık ve tarihi yapılarından biri olan Mercado de Colón, şehri keşfederken mutlaka uğranması gereken duraklardan. 1916 yılında mimar Francisco Mora Berenguer tarafından inşa edilen bu modernist yapı, Gaudí’nin izlerini taşıyan detaylarıyla görenleri büyülüyor. Renkli seramikleri, zarif kemerleri ve vitraylarıyla adeta bir sanat eseri. Eskiden halk pazarı olarak kullanılan Mercado de Colón, bugün şehrin…
-
Real Basílica Valencia
15 Ağustos 2025 Cuma günü, İspanya’da Katolik inancına göre Meryem Ana’nın göğe yükselişi olarak kabul edilen “La Asunción de la Virgen” bayramı kutlandı. Bu özel günde ben de Valencia’nın en önemli dini yapılarından biri olan Real Basílica de la Virgen de los Desamparados’u ziyaret ettim. Plaza de la Virgen’in tam kalbinde yer alan bu bazilika,…
-
Paella: Valencia’nın Tenceredeki Hikâyesi
Paella, İspanya mutfağının dünya çapında en tanınan yemeklerinden biri olsa da doğduğu yer Valencia’dır. İsminin kökeni, Latince “patella” yani geniş ve sığ tava kelimesine dayanır. Yemeğin adı, aslında pişirildiği tavanın isminden gelir. Paella’nın hikâyesi 15. ve 16. yüzyıllarda Valencia’nın Albufera bölgesindeki pirinç tarlalarına uzanır. O dönemde çiftçiler, işten sonra ellerinde ne varsa o malzemelerle geniş…
-
Valencia’nın Simgesi: Correos
Valencia sokaklarında dolaşırken sarı zemin üzerinde mavi bir taç ve spiral şeklinde bir çizimden oluşan bu sembol mutlaka dikkatimi çekti. Nerede görsem aklıma takılıyordu; bazen bir alışveriş merkezinde, bazen tren istasyonunda, bazen de köşe başındaki sarı bir kutuda karşıma çıkıyordu. Meğer bu, İspanya’nın ulusal posta ve kargo servisi olan Correos’un logosuymuş. Logonun merkezindeki şekil, eskiden…
-
Iglesia de San Nicolás Velencia
Valencia’nın dar sokaklarında yürürken birden karşınıza çıkan San Nicolás Kilisesi, dışarıdan bakıldığında sade bir yapıya sahip gibi görünse de, kapısından içeri adım attığınızda bambaşka bir dünyaya girersiniz. Tavanındaki görkemli freskler ( ıslak sıva üzerine yapılan bir resim tekniğidir) ışığın vitraylardan süzülüşü ve barok detayların büyüsü, burayı “Valencia’nın Sistine Şapeli” unvanına layık kılar. Temelleri 13. yüzyıla…
-
Geleneksel Valensiya Dansı Günü
Valensiya, sanat ve kültür ile dolu sokaklarında her yıl 2 Ağustos’ta özel bir günle kutlanıyor: Geleneksel Valensiya Dansı Günü. Bu anlamlı gün, şehrin yetiştirdiği önemli dansçılardan Francisco Miralles Arnau’nun anısına düzenleniyor. 1871 yılında Valensiya’da doğan ve hem İspanyol hem de klasik dans öğretmeni olarak başarılı bir kariyere imza atan Miralles, özellikle Bolero müziğiyle bütünleşen performanslarıyla…
-
Mercado Central Valencia
Valencia’nın en canlı noktalarından biri olan Mercado Central, şehrin tam merkezinde, Plaza Ciudad de Brujas’da yer alıyor. 1928 yılında kapılarını açan bu devasa pazar, Avrupa’nın en büyük ve en eski kapalı gıda pazarlarından biri. İçeri adım attığınızda sizi önce büyüleyici modernist mimarisi karşılıyor: renkli vitraylar, demir işlemeler ve yüksek kubbeler… Adeta bir pazar yerinden çok…
-
La Casa De Los Gatos
Valencia’nın en eski ve en büyüleyici bölgelerinden biri olan El Carmen, daracık sokakları, renkli duvar resimleri ve her köşe başında karşınıza çıkan sürprizleriyle tam bir açık hava müzesi gibi. Burada dolaşırken geçmiş ile bugünün nasıl iç içe geçtiğini hissediyorsunuz; bir yanda Orta Çağ’dan kalma surlar, diğer yanda modern grafitiler… Güneşi hafifçe arkanızda hissederek sokaklarda yürüdüğünüzde,…
-
El Cabanyal
Valencia’ya deniz tatili için gelmeyi planlıyorsanız, kalacağınız en güzel bölgelerden biri kesinlikle El Cabanyal olacaktır. Denize yürüme mesafesinde, uçsuz bucaksız plajlara sahip ve yaz aylarında cıvıl cıvıl bir atmosfere bürünüyor. Burada çok sayıda kafe, restoran ve bar var; ancak çoğu yaz tatili dönemlerinde açık oluyor. Semtin sokaklarında yürürken karşınıza çıkacak şeylerden biri de renkli, mozaiklerle…
-
Ruzafa
Valencia’ya gelip Ruzafa sokaklarında bir tur atmadan dönmek olmaz. Şehrin merkezine yakın konumda yer alan bu semt, adeta başka bir dünyaya açılıyor. Renkli taş evleri, yaratıcı detaylarla dolu vitrinleri, keyifli kafeleri ve vintage mağazalarıyla her adımda sizi içine çekiyor. Dört yol ağızlarında yer alan publar ve kafeler günün her saati dolu. Sokaklardan yükselen kahkaha sesleri…
-
Valencia’da Ulaşım Rehberi
Valencia, toplu taşıma açısından oldukça pratik ve kullanıcı dostu bir şehir. Şehir içi ulaşımda genellikle otobüs ve metro tercih edilir; ayrıca birçok yere yürüyerek de kolayca ulaşabilirsiniz. EMT Valencia Uygulaması ile Otobüs Kullanımı Valencia’da toplu taşıma için EMT Valencia uygulamasını mutlaka indirmenizi öneririm. Uygulama sayesinde: EMT Valencia iOS uygulaması: https://apps.apple.com/tr/app/emt-valencia/id563794473?l=tr Ulaşım Ücretleri Uygulama ile ödeme…